17 Şub 2011

Pas

Ekmek kırıntıları gibi,ayak izlerini bırakıyorsun ardında.
Şeker kokusuna gözünü açmış ve uyku mahmurluğunu henüz üzerinden atamamış küçük bir kız çocuğu gibi takip etmeye çalışıyorum ayak izlerini,ürkerek.

"Oynamazsan ölürsün."

Göz kamaştırıcı bir ışık, önce.
Sonra, sağır edici bir patlama.
Ve; ardında bıraktığın ayak izlerine dolmaya başlayan su.

"Kimin gözyaşları?"

Yetişemiyorum.
Yüzyıllar geçmiş gibi.
Çamura dönüyor tüm dünyam.
Ayaklarım,ellerim,dudaklarım.
Akıyor damla damla.

"Gökkuşağı nerede?"

Renkler yok.

Hani kaybolamazdım daha fazla?

Hiç yorum yok: