25 May 2008

saçmalama silsilesi..iyi ki doğdum

içimde bir şey var adını koyamadığım kelimelere de sığmayan can yakan acıtan...
kısa cümleler de buluyorum kendimi..
kimse beni görmesin kimse bana dokunmasın kimse benimle konuşmasın istiyorum...
hayal kırıklıklarım ellerimde dolaşıyorum ortalarda...
zaman akıp gidiyor ve bana kalan geçmiş canımı acıtıyor..
her insan hatalar yapar diyorum kendime...
fakat ben o sarp yamaçtan düşüp durmaktan asla vazgeçmiyorum...
kapana kısılmış bir fare gibi çırpınıp duruyorum...
ne kadar çırpınırsam çırpınayım kurtulamayacağımı biliyorum ama çırpınıyorum işte...
kendine güvensiz kız çocuğu yok artık...sadece kendine güvenen..eline aldığı her şeyi yapan..ama bir türlü de doymak bilmeyen bir kadın var artık...
iyi ki doğdun Esther....iyi ki bu yaşama katlandın benim ve kendin için... iyi ki insanların ne dediğine değil de kendi istediğine kulak astın hep..
canımı ne kadar yaksan da...içimi ne kadar yoklukla doldursan da...gözlerimi ne kadar siyahla boyasan da...seni seviyorum..

8 May 2008

kaçacağım

sarp bir kayalıktan düşüyorum..düştüğümü hissediyorum..
can çekişiyor sözcüklerim parmak uçlarımda...
darağacında asılıyor...sallanıyor..nefessiz kalıyor..
ihanet eden sözcüklerim var hayata...
bana arka çıkmayan her koşulda zorlayan canımı sıkan boğan yorgun düşüren yine de sevmeye çalıştığım hayata...
göğsümde simsiyah atıp duran o et parçasını söküp atma isteği uyandıran bu hayata...
tüm iyi niyetimle insanlara bulaştırdığım yaldızlarımı çaldı bu hayat...
kanatlarımı kopardı..
kötülük beklemediğim..yalan ikiyüzlülük nedir bilmediğim bu hayat...
kanatlarımı kopardı ve yaldızlarımı çaldı...
güvensizim artık hayat! ne mutlu sana! sen kazandın...ben kaybettim..!
kaçacağım hayat!...emin ol kaçacağım...bu malubiyete katlanmayacağım...
güven duyulan yalanın olmadığı ikiyüzlülükten hak yemekten haberi olmayanların da varolduğunu sana göstereceğim...
ya da....
göğsümde ki o simsiyah atıp duran et parçasını koparıp atacağım ve yine kaçacağım senden!...

5 May 2008